2019 yılının son günlerinde Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan covid 19 salgını 2020’nin sonuna yaklaşırken bir yıllık süreçte milyonlarca insanın bu hastalığı yaşaması ve yine binlerce insanın hayatını kaybetmesi ile dünyanın gördüğü en büyük pandemiler arasında yerini aldı. Salgın hastalıklar, çağlar boyunca dünyanın farklı bölgelerinde veya dünya genelinde yaşanırken, koronavirüs salgını bu salgınlar içerisinde en ilginç yapılardan birini gösterdi.

Koronavirüs pandemisi, ülkelerden ülkelere, şehirlerden şehirlere ve evlerden evlere yayılarak, insanlığın üzerinde yoğun bir etki ortaya çıkarırken, sadece nefes aldığınız bir ortamda dahi bu hastalığa yakalanma riskiniz bulunuyor. Geniş çaplı belirtileri bulunan ve aslında her insanda aynı şekilde kendini göstermeyen bu hastalık, aşı ve ilaç gibi çalışmalar sayesinde çözüm noktasına doğru ulaştırılıyor.

Covid 19 Nasıl Gelişiyor?

Uzun süreli yapılan tıbbi çalışmalar sonucunda covid 19 belirtileri incelendiğinde; yüksek ateş, kuru öksürük, nefes alma sıkıntısı, koku ve tat gibi algıları kaybetme hatta bazen vücut ağrıları veya kişilere bağlı değişen nadir belirtiler ortaya çıkmaktadır. Birçok kişi kalabalık ortamlara tedbirsiz bir şekilde girdiğinde, hijyene dikkat etmediğinde veya hasta kişiler ile bilerek ya da bilmeyerek temas ettiğinde bir süre sonrasında bu belirtileri göstermeye başlayabiliyor.

Kişilerde belirtiler ortaya çıktıktan sonra genellikle birkaç günlük kuluçka süresinin tamamlanması ve sonrasında öncelikle fiziki muayenenin yapılması ardından da sürüntü olarak adlandırılan mukoza bazlı covid 19 testi yapılması gerekiyor. Test sonucunda vücutta virüs tespit edilmesi veya tomografi gibi görüntüleme işlemleri sonucunda ciğerlerde ve soluk yolunda virüs tespit edilmesi ile hastaya tanı konuluyor.

Hastada virüs tespiti gerçekleştirildikten sonra günümüze kadar hastalığın tedavisini destekleyen şekilde yani bağışıklık sistemini güçlendiren şekilde önerilen ilaçların kullanılması gerekiyor. Hastalar bu ilaçları kullanarak, 14 günlük karantina sürecini izolasyon altında evlerinde veya hastanede geçirdikten sonra yeniden kontrolleri yapılarak iyileşip iyileşmedikleri belirleniyor. Bazı hastalarda ise yoğun nefes darlığı, hatta soluk almada aşırı güçlük yaşandığı için soluk almanın desteklenmesi ihtiyacı ortaya çıkabiliyor ve yoğun bakımda tedavi yapılması da gerekebiliyor.

Covid 19 Aşı Ve İlaç Çalışmaları

Günümüze kadar yapılan birçok açıklama ile birlikte covid 19 tedavisi için farklı ülkeler kendi imkanları ve bilimsel çalışmalarıyla bir ilaç ya da aşı bulma girişimi içerisinde bulundular. İlk aşamada yüzlerce girişim gerçekleştirilirken, sonrasında dünya genelinde kabul edilen sadece birkaç aşı çalışması kaldı. Bugün ise covid 19 aşısı olarak kabul edilen dört önemli aşı kaldı.

İlk aşı olarak Biontech-Pfizer aşısı, Alman bir biyoteknoloji şirketi tarafından geliştirildi. Sputnik V ise Rusya tarafından tescilli bir şekilde geliştirilirken, Moderna aşısı ABD Massachusetts kentinde bir biyoteknoloji şirketi tarafından geliştirildi. Astrazeneca olarak adlandırılan aşı ise İsveç ve İngiltere ortak kökenli bir firma tarafından geliştirildi.

Dünya genelinde kabul edilen bu 4 aşı dışında aslında Türkiye’de en fazla ön plana çıkan koronavirüs aşısı ise Çin tarafından geliştirilen aşı olarak görülüyor. Adı CoronoVac olan bu Çin menşeili aşı için Türkiye hükümeti tarafından da sözleşme gerçekleştirildi. Aralık, Ocak ve Şubat aylarına yayılacak şekilde toplam 50 milyon doz aşı için alım anlaşması sağlandı.

Covid 19 Tamamen Bitecek Mi?

Tedavi yollarının araştırılması, aşı çalışmalarının başlamış olması, hatta aşının artık uygulanmış olması ile birlikte dünyanın birçok ülkesinde covid 19 salgınında çözüme ulaşıldığı düşünülmeye başlanıyor. Benzer şekilde ülkemizde de Şubat ayında tamamlanmış olan sipariş ile birlikte Çin üzerinden gelen aşı kademeli bir şekilde sağlık çalışanları, 65 yaş üstü vatandaşlar, korumaya muhtaç vatandaşlar gibi kesimlerde uygulandıktan sonra ülkemizde de salgın kontrol altına alınabilecek.

Salgının tamamen kontrol altına alınması ve artık ülkemizde seyahat yasakları, sokağa çıkma yasakları ya da işletmelerin kapatılması gibi kısıtlamaların ortadan kalkması için takriben 2021 yılının ortasına kadar beklememiz gerekecek. Günümüze kadar yapılan açıklamalara bakıldığında, önümüzdeki Yaz mevsiminde artık maske kullanmadan hayatımıza devam edebileceğimiz ve yine de sosyal mesafe kurallarına uymaya çalışarak eski yaşantımızı sürdürmeye devam edebileceğimiz belirtiliyor.

 

yazar hakkında